23 Aralık 2017 Cumartesi

Hava Ayaz Mı Ayaz~~♫

Merhabalar! 
Bugün Ankara'ya ne güzel kar yağdı! O lapa lapa yağan karın altında gezmek nasıl güzeldi!
Her sene havalar soğumaya başlayınca karı dört gözle bekliyorum. O kadar mutlu oluyorum ki kar yağdığı zaman. Eğer gece hava kızılsa ve sakin sakin kar yağıyorsa heyecan içinde uyuyorum sabaha bembeyaz olacak her yer diye. Kara ilk ben basmak istiyorum sabah. Bu da benim heyecanım işte:)

Bugün çok yağmurluydu. Sürekli şemsiye elimde gezdim. Sonra bir kafeye girdik arkadaşımla. Kızılay'da Fidan Kültür Cafe. Bir de cam kenarında yer bulduk ki nasıl keyifliyiz:) Kar yağmaya başladı lapa lapa, yağan karı seyrederken bir yandan sıcacık içeceklerimizi içtik, bir yandan sohbet ettik bazen de çalan müziğe kulak verdik keyiflendik:)

Müzik seçimleri o kadar güzeldi ki, neredeyse hepsine mırıldanarak eşlik edesim geldi. Bir de Barış Manço çaldı ki.. Barış Manço çalar da ben içlenmez miyim? Çok ayrı bir yeri var bende. Melodisini, sesini bile duymak yetiyor içimi titretmeye.

Dışarı çıktığımızda kar yağmaya devam ediyordu lapa lapa. Şemsiyeyi çantama attım, kar yağarken şemsiye mi açılırmış?:) Soğuk da kendini göstermeye başlamıştı iyice. İnsan o soğuğu hissedince mırıldanmadan edemiyor "Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde~♫" diye. E benim Barış Mançom gelmiş demek ki:) Ne zamandır dinlemiyordum kafede de tadı damağımda kalınca eve geldim açtım dinliyorum doya doya~

Aslında şarkı paylaşmak için gelmiştim ben buraya ama yazasım varmış demek:)

Barış Manço'nun beni en etkileyen parçalarından biri Benden Öte Benden Ziyade. 

Keyifli dinlemeler~
İyi geceler



Haydi Miniso'yu Gezelim!~♥

Mutlu bir cumartesi sabahından merhabalar!🌺
Bildiğiniz gibi Miniso bir Japon markası ve Japonya, Kore gibi ülkelerin tatlı, şirin ürünlerini sevenler arasında da oldukça sevilen bir marka:)
Ankara Metromall AVM'de açılacak olan Miniso'yu sabırsızlıkla bekliyordum. 2 gün önce açıldı ben de dün gitme fırsatı buldum. Hazır gitmişken mağazayı birlikte mi gezsek dedim ve beğendiğim bazı ürünlerin fotoğrafını çektim hemen:)

O kadar şirin ürünler vardı ki mağazada kayboldum resmen😍
Öncelikle çantalara bayıldım! Galiba renkleri burda tam çıkmamış ama o pembeler o kadar tatlı ki 
Yukardaki çantaların fiyatları da fotoğrafta görünmüyor olabilir, 20-25 TL arasındaydı:)



Minik kartlıklara bakın:) 

Bir bez çanta almak istiyorum. Muhtemelen buraya da uğrayacağım almadan önce:)

Çanta ve cüzdanların içinde kaybolduktan sonra mağazanın diğer bölümlerine geçebildim:)


Boyun yastıkları o kadar yumuşak ve o kadar tatlıydı ki. Eğer uzun yolculuklar yapan biri olsaydım sarı civcivlerden bir tane alırdım🐣

Kırtasiye bölümünde not defterlerine sarıldım direkt. Evde o kadar çok not defterim var ki.
Evdekileri bitirene kadar yeni not defteri almamaya çalışıyorum, tuttum kendimi bu sefer:)
Bir de bu kartlar~ Ama "Ben bunları evde de yaparım ki" diyerek almadıklarımın arasına girdi bunlar da:) Giyim mağazası dolaşırken de aynısı oluyor. Bunu ben örerim ki, bunu da yapabilirim ki diye diye elim boş çıkıyorum bazen:)

Bunlar da bu şekilde asılıyormuş. Kokulu kese mi desem kağıt mı desem. Ortamdaki kötü kokuları yok eden bir ürün. Oradaki çalışan pembe olanı tavsiye etti. Gerçekten çok güzel kokuyordu:)

Oda kokusu olsun,kokulu mumlar olsun odamın her yerini onlarla doldurmak istiyorum:) Hem de sakura kokulu mum! Bayılırım!
Bu cam şişeler o kadar tatlıydı ki! Ev böyle ay çok tatlıymış diye diye aldığım şişelerle dolu olduğundan bunları da almamak için tuttum kendimi:)
Ya ben hiç böyle tatlı bir paspas görmedim! Tabii ki soldaki pembe olan favorim oldu. Yere sermeye kıyılabilirse 
Bir makyaj süngeri ancak bu kadar tatlı sunulabilirdi~

En dikkatimi çekenler bu ürünlerdi benim:)
 Umarım siz de benimle birlikte gezerken benim kadar eğlenmişsinizdir:)

Herkese mutlu hafta sonları~💛

21 Aralık 2017 Perşembe

Kore Kültür Merkezi'nin Açılışının 6. Yıldönümü Etkinliği~♡

Merhabalar!

Ne zamandır yazmayı ertelediğim bir  günü sonunda paylaşıyorum:) Evet taa 2 ay öncesinden kalma😅 Olsun, yine de umarım keyif alırsınız okurken:)

Kore Kültür Merkezi'nde etkinlik etkinlik üzerine. Hepsi de çok keyifli tabii ki:) Her sene olduğu gibi bu sene de açılış yıldönümü etkinlikleri vardı. Bu sene daha farklıydı ama. O kadar kalabalıktı o kadar kalabalıktı ki! 3. yıldönümü etkinliğini hatırlıyorum da. Biz bizeydik sanki. Daha sakindi, ne izlediğimi daha iyi anlamıştım. Daha çok tadını çıkarmıştık. Bu sefer arkadaşlarımla bile zor görüştüm o kalabalıkta 😅 Neyse etkinlikten bahsedeyim biraz~

Ben biraz geç kalmıştım, hanbok defilesi kısmına yetiştim:) Hanbok dikim kursuna giden öğrencilerin kendi diktikleri hanboklarla yaptıkları bir defileydi. 

Geleneksel hanboklarla başladı defile. (İmkansızlıklar içinde çektiğim fotoğraf bu kadar oldu:) )
Daha sonra modern hanboklarla devam etti :)

Ve en sevdiğim kısımlardan biri~ Tabii ki müzik~ ♫
Arirang en sevdiğim parça olabilir gerçekten! Dinlemesi o kadar keyifli ki. Arirang'ı söylemeye başlayınca kameraya sarıldım hemen :)

Çoğu etkinlikte bir jest yaparak Üsküdar'a Gider İken'i söylüyorlar genelde:) Kore'nin enstrümanlarıyla dinledik bu sefer de. Söyleyenin neşesi de neşemize neşe kattı tabii:)

Son gösteri de tekvandoydu. Tekvandoya ilgim olmamasına rağmen ilgiyle izledim gösteriyi:)

Vee yemek zamanı! Etkinliklerin en sevdiğim yanı😅 Evdeki imkanlarla lezzetli Kore yemekleri yapamadığım için etkinliklerde verilen yemekleri afiyetle yiyorum:)

Ama yemeğe ulaşmak o kadar zordu ki! O sıra bitmek bilmedi, o sıkışıklığın içinde öleceğim sandım ama asla vazgeçmedim. Çünkü neden vazgeçeyim? Gün boyu kimbap yemeyi beklemişim ben😅
Diyorum ya, yıllardır böyle kalabalık görmemiştim Kore Kültür Merkezi'nde. Biz uslu uslu sıramıza girer alırdık yemeğimizi. Ama bu seferki kalabalık çok başkaydı.
Neyse zor da olsa ulaştım ya ona bakıyorum ben:)

Yemekten sonra klasik müzik konserine girdik. Ne zamandır böyle huzurla müzik dinlememiştim.  Günün yorgunluğunu, karmaşasını attım üzerimden resmen 

O günün de şimdiden 'anı' olmuş olması çok garip değil mi? 
Daha 3. yıldönümü dün gibi aklımdayken 6. yıldönümüne gelmişiz:)
Mevzu yıldönümü değil, mevzu hızla geçen yıllar. Daha o günlerin tadı damağımda kalmışken 3 yıl daha geçmiş üzerinden.
Yaşadığımız anların kıymetini bilelim💛
Konu ne ara buraya geldi anlamadım, hislendim galiba birden:)
Neyse, mutlu günler o zaman herkese~♡



20 Aralık 2017 Çarşamba

Tatlı Yiyelim Tatlı Konuşalım~♡

Merhabalar!🌸
Bugün biraz verimsiz geçti benim için. Ne ders çalışabildim ne yapmam gereken diğer şeyleri yapabildim. Akşam 8-9 gibi kendime gelmeye başladım ve canım nasıl tatlı çekti nasıl~🍰

Günler önce yine böyle bir tatlı krizi anımda internetten bulup da yaptığım bir muhallebi tarifi vardı. Evdeki ufak tefek malzemelerle şipşak yapılabilecek bir tarif. Mutfak konusunda benim kadar üşengeci yoktur. O kadar üşengecimdir ki, bulduğum tarifler de hep hazırlama süresi kısa olan tariflerdir:) Bu da en fazla 15- 20 dakikada hazırlanabilen bir tarif:)

Eğer benim gibi üşengeçler varsa, bu kadar kısa sürede hazırlanan bir tatlıyı onlarla neden paylaşmayayım ki dedim ve oturdum klavyenin başına:)

Malzemeler 
♡ 1 lt süt
Tepeleme 3 yemek kaşığı buğday nişastası
♡ Tepeleme 2 yemek kaşığı un
1 su bardağı şeker
 1 paket kremşanti
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı margarin
♡ Kremalı bisküvi (ben negro kullandım)
Muz

Yapılışı
Süt, nişasta, un ve şekeri karıştırarak kaynatıyoruz. Kıvamını alınca altını kapatıp ocaktan alıyoruz. 1-2 dakika sonra kremşanti,vanilya ve margarini katıp iyice karıştırıyoruz. 
Bisküviyi robottan geçirip tatlıyı koyacağımız kasenin dibine döküyoruz. Dilimlediğimiz muzları koyup üzerine muhallebiyi ve kalan bisküviyi ekliyoruz. 

İşte bu kadar

Bisküvim olmadığında da yarısını döküp yarısını da kakaoyla karıştırıp döktüm. Arasına ve üzerine de damla çikolata serpiştirdim. Böyle de çok lezzetli oldu:)

Umarım siz de beğenirsiniz
Mutlu akşamlar

18 Aralık 2017 Pazartesi

Mim | Seni Tanıyabilir Miyim?~

Merhaba!
Sevgili Beyda'nın Kitaplığı'nın da katıldığı ve Kiremithanem'in başlattığını öğrendiğim bir mim varmış:)) Beyda'nın Kitaplığı da mimi yapmak isteyenleri davet etmiş ben de katıldım tabii ki:)

Kaç yaşındasın? Mesleğin nedir?


25 yaşındayım. Çalışma Ekonomistiyim 😅 Aslında Çalışma Ekonomisti ünvanıyla mezun oldum ama tabii ki henüz bir mesleğim yok😅

Nerede yaşıyorsun? En sevdiğin yerin fotoğrafını paylaşır mısın?


Ankara'da yaşıyorum. Soruyu okuyunca bir süre düşündüm acaba Ankara'da en çok nereyi seviyorum diye. Ankara'yı çok sevdiğimi söylerim hep ama en sevdiğim yer yokmuş Ankara'da galiba 😅 Sonra biraz daha düşündüm ve Hamamönü'nü seviyorum sanırım. Yazın, özellikle ramazan ayında ayrı güzel, kışın ayrı güzel. Sokak aralarında gezerken telefon elimden düşmüyor fotoğraf çekmekten:)
(https://theglobalgrid.org/the-historic-area-in-the-heart-of-ankara-turkey-hamamonu-district/)

Günlük hayatta seni mutlu eden şey nedir?

Özel olarak bu beni mutlu ediyor diyebileceğim bir şey yok aslında. Eğer o güne mutlu uyanmışsam, sağlıklıysak, ailem yanımdaysa bu benim mutluluğum:)

En sevdiğin meşguliyetin/hobin nedir?

Odamda değişiklikler yapmayı, yazı yazmayı, öğrendiğim yabancı dil hakkında yeni şeyler öğrenmeyi, ailemle ya da arkadaşlarımla vakit geçirmeyi seviyorum :) Ve tabii müziksiz de olmaz ♫♫

Evinin en sevdiğin köşesinden bir fotoğraf paylaşır mısın?

Tabii ki:) Evin en sediğim yeri odam ve tabii ki odamda da en sevdiğim köşe masam:) Ne zaman canım sıkkın olsa geçerim masamın başına, orada illa ki yapacak bir şeyler bulup kafamı dağıtırım:)


En sevdiğin kitap ve ondan bir bölüm paylaşır mısın?

♡ En sevdiğim kitap değil aslında ama en çok etkilendiğim kitaplardan biri Genç Werther'in Acıları. Bu kitapta altını çizdiğim o kadar çok yer var ki. Seçtiğim birkaçını paylaşacağım.

"Biz insanlar... diye söze başladım. Çok zaman iyi günlerin az, sıkıntılı günlerin çok olduğundan şikayet ederiz. Bence bu şikayetlerimizin çoğu haksız yere yapılıyor. Tanrı'nın her gün için bize verdiği iyi şeylerin tadını çıkarmak için içimizi daima rahatlatsak, başımıza bir felaket geldiğinde de ona dayanacak kuvveti de kendimizde buluruz."

"İnsan ne anlaşılmaz bir varlık! En gerekli olduğu yerde bütün gücünden yoksun değil mi? Sevinçten başı dönmüş olsa da, yine küçücük bir yerde kapalı değil midir? Sonsuzluklar içinde kaybolup gitmek isterken de dönüp dolaşıp yine o kör ve soğuk akıl duvarına çarpmaz mı?" 

Şahit olduğun bir mucize var mı?

Aldığım her nefes, yaşadığım her dakika, sağlığım, ailem, arkadaşlarım, Şükretmem için Allah'ın bana verdiği her şey benim mucizem:)

En çok görmek istediğin ülke hangisidir?

Özel olarak bir ülke söyleyemem ama bir Asya gezisi yapmak hayalim. Kore, Japonya başta olmak üzere:)

Sana göre en büyük başarın nedir?

Hiç sevmediğim ve anlamadığım bir bölümü okulumu uzatmadan 4 senede bitirmem sanırım 😅

Ölmeden önce mutlaka yapmak istediğin şeyler nedir?

Hayalini kurduğum mesleği yapmak, mutlu bir yuva kurmak, ailemle birlikte Hac ibadetimi yerine getirmek ya da Umre yapmak ve imkanım olursa ailemle birlikte Asya turu yapmak istiyorum:)

Soruları cevaplarken çok eğlendim umarım siz de okurken eğlenmişsinizdir:) 
O zaman ben de rengarenkyakamoz'u ve bu yazımı okuyan herkesi mimliyorum 

Mutlu Akşamlar  



16 Aralık 2017 Cumartesi

Ankara Kakule Kahve~♡

Kışı ne kadar sevsem de tabii ki dolaşırken insanın sıcacık bir kafeye giresi geliyor. Ben de kışın bu yönünü seviyorum zaten. Sıcacık bir kafede, dışarda yağan karı seyrederek, içeceğimi içerek arkadaşlarımla sohbet etmek, kitap okumak ya da ders çalışmak.. 

Büyük, kalabalık kafeleri sevmiyorum ama. Gösterişten uzak, küçük, sıcacık kafeler daha dinlendirici oluyor. Dekorasyonu da güzelse değmeyin keyfime~

Böyle kafeler nadir olduğu için bulduğum zaman çok seviniyorum:)

Ankara'da yakın zamanda gittiğim tam da bu anlattığım gibi bir kafe var. Hava soğukken gittiğim için olsa gerek, daha da içim ısındı benim:)
Kakule Kahve, Ankara Kızılay'da güzel mi güzel bir mekan~
Gittiğimizde içerisi doluydu biz de dışarda oturduk bir süre. Tiyatrolar, çeşitli etkinliklerle ilgili bilgiler verilen broşürler asılıydı, bir süre onları inceledik, içeceklerimizi içtik ve içerde yer boşalınca geçtik içeri. 
Oturduğumuz yerin tatlılığına bakın
Yanımızdaki duvarda asılı olanlar da, satılan çeşitli defterler, kupalar, magnetler, çantalar.
Onlar da mekanın havasına uygun tasarlanmış şeyler tabii ki 

Kışın burada oturup sıcacık içeceğinizi içerken yağan karı izlediğinizi hayal edin 
Ne kadar da kitap okumalık, ders çalışmalık bir mekan değil mi?
Ya da tek başına cam kenarına oturup sadece sakinleşmelik:)

Yazın gitmedim ama eminim yazın da ayrı bir tadı oluyordur

Daha fazla bilgi almak ve yapılan etkinliklerden haberdar olmak isterseniz instagram linkini şöyle bırakayım:) ~~> Tık Tık 

Ankara'ya yolunuz düşerse ya da Ankara'da olup da yeni bir mekan arayışındaysanız tavsiyemdir:)

Mutlu Günler







15 Aralık 2017 Cuma

Korece Kursu | Kültür Dersi ♡

Merhabaa! 
Nasılsınız? Neler yapıyorsunuz?
Bugünlerde o kadar hareketli zamanlar geçirdim ki. 1 hafta evden çıkmadığım günleri özledim. Sessiz, sakin, kendi halimde yaşamayı seviyorum. Her şey üst üste gelince de stres oluyorum, bunalıyorum. Bugünden sonra da sakin olacağım muhtemelen zaten. Korece kursumun da dün bitmesiyle kendimi artık KPSS'ye verebilirim sanırım:) 

Kursların son günleri hep en kaynaşılan, en eğlenceli günleri oluyor. Bu kursta da 2 ay boyunca oluşturamadığımız ortamı dün oluşturduk😅 Hem bu kur cidden zordu, hem de konular yetişmeyecek diye az ara veriliyordu. Biz de birbirimizle konuşamıyorduk bile haliyle:)

Kursun son günlerinde de kültür derslerimiz oluyor. Bazı derslerde geleneksel kıyafetler giyip onları tanıyoruz, bazı derslerde de geleneksel Kore oyunları oynuyoruz. Biz dün geleneksel bir oyunu oynadık.Tabii ki yemeksiz olmazdı:)) Bizler Türk yemekleri götürdük, öğretmenimiz ve sınıftaki Japon arkadaşımız da kendi kültürlerinden yemekler getirdiler. 
Normalde acı yiyemem ama öyle güzel tatlı acıları vardı ki yemeklerin, hem acıdan gözlerim yaşardı hem de doya doya yedim:)) Bazı arkadaşarıma çok da acı gelmemiş ama ben normalde de yiyemediğim için fazla geldi:) Olsundu, yine de lezzetliydi.
Sonra da öğretmenimizin ikramı şekerlerimizi tatlı niyetine yedik:)
Yemekten sonra sınıfımıza çıkıp geleneksel bir Kore oyunu olan 윷놀이 (Yutnori) oynadık. Açıkçası bu kadar eğleneceğimi düşünmemiştim ama hem sınıfça kaynaşmış olduk hem de vaktin nasıl geçtiğini  anlamadım ve unutulmaz bir son ders oldu benim için:)
Kore'de çok çok eski yıllardan beri herkesin oynadığı, orda gördüğünüz tahtaları atarak gelen sayıya göre oynanan bir oyun. Kızma biradere benziyor biraz. Ama bence çok daha eğlencelisi:) 

Her şeyin sonu insanı biraz üzüyor tabii ki ama yine güzel insanlar ve anılar biriktirdim çok şükür ♡ 

Mutlu akşamlar