25 Aralık 2018 Salı

Karlar Düşer~~♡

Merhaba!♡
Dışarda ne güzel kar yağıyor! ⛄
Gündüz yağdığında bu kadar tutacağını düşünmemiştik aslında. Sulu yağıyordu, ama akşam bir baktım! Allah'ım çok mutluyum. Geçen sene kar göremeyen kış severler olarak çok mutsuzduk:))

Dikiş dikmeyi öğrenmeye karar verdim. Gündüz oturmuş onunla uğraşıyordum. Bir de baktım lapa lapa kar yağıyor~


Saat 23:30 gibi dayanamadım ben dışarı çıkıyorum deyip kendi kendime karla eğlenmeye koyuldum~ Tek başınaydım ama olsun:) Yine de eğlendim!








Aklıma çocukluğum geldi. Ne zaman böyle kar yağsa aklıma çocukluğum gelir. Özellikle de doğum günüm. Hafta sonu, dışarda lapa lapa kar yağıyor. Kar neredeyse dizimize kadar. Okulun kursundan eve dönüyorum, annem arkadaşlarımı toplamış doğum günümü kutluyoruz:) Eskiden Kasım'da da kar yağardı. Hem de nasıl yağardı. Şimdi Aralık'ta Ocak'ta yağınca şükrediyoruz:) Neyse, geçmişe takılırsam çıkamam ben şimdi:)

Eve gelip kendime süt ısıttım. Şimdi onu içip içimi ısıtırken de mutluluğumu sizinle paylaşmak istedim:)
Mutlu geceler!~♡

Bu arada, her kar yağdığında aklıma gelen, kışa çok yakıştırdığım bir şarkıyı da buraya bırakıyorum~♡

8 Aralık 2018 Cumartesi

Küçük Bir Harry Potter Koleksiyonu~♡



Merhabaa! 
Hali hazırda Harry Potter sever olup Fantastik Canavarlar'ın vizyona girmesiyle büyülü dünyaya yeniden adım atmamızla birlikte sevgisi daha da katlanan var mı? İşte onlardan biri benim~ 
Bizim gibilerin yanı sıra filmlerine ve kitaplarına çocuk filmi bu ya diyerek yıllarca mesafeli olup şimdi izleyince hayran kalanlar da var. Tabii filmlerin yıllar geçtikçe temposunun ve karanlıklığının artıp yetişkinlere hitap etmeye başlamasının büyük etkisi var bunda. Küçük yaşta izlemeyip tüm filmi 20li yaşlarında ilk kez izleyenlerin çocuk filmi diye düşünmelerine kızmıyorum aslında. Gerçi son iki filmi izleyince fikirleri değişiyor ama:) İlk filmleri şu an izleyince evet ağır ve yetişkinlere hitap edecek bir konusu yok. Ama onu biz zaten küçükken izlediğimiz için, ilk tepkilerimizi küçükken verdiğimiz için bizde yeri ayrı~ Ama bu evrenin heyecanını hiçbir zaman yitirmemesi, kaç yıl okursak okuyalım Rowling'in her zaman yeni bir şeylerle bizi şaşırtması ya da kitapta yeni bir şeyler keşfetmemiz gerçekten büyülü değil mi?~ 

Uzun bir giriş oldu galiba biliyorum~ Büyük bir koleksiyon değil. Ama kendime göre küçük bir koleksiyonum var:)

2001 basımı Azkaban Tutsağı kitabım~ Biraz (tamam tamam bayağı) hırpalanmış ama..:)


Bu kitabın maneviyatı bende çok büyüktür. Ben liseye giriş sınavına hazırlanırken bu kitap yeni çıkmıştı. Ama ailem onu okumaya dalıp derslerimi aksatacağımı düşünüyorlardı ve almamışlardı. ( Normal bir kitap değildi benim için. Defalarca okuyup derslerimi aksatırdım evet:) ) Çok üzülmüştüm ve Tarih öğretmenim hediye etmişti bunu:) O zamanki mutluluğumu hala unutamıyorum:)


Bu kitabı da yanlış hatırlamıyosam 2 ya da 3 sene önce almıştım. Sonuçta her büyücünün bilmesi gereken hikayeler, değil mi?:)


Bu Harry Potter'ın yeni basım kitap seti ve Fantastik Canavarlar kitabı da çok değerli bir arkadaşımdan hediye. Aldığım zamanki heyecanla bloğa da yazmıştım zaten:) Evet kitap setini görünce ağladığım doğrudur~


O zamanlar her evde internet yok tabii. Gazetelerden, dergilerden takip ediyorum hep. Bunlar da taa o zamanların gazetelerinden kesip sakladıklarım:) Soldaki fotoğrafta Harry'nin asasının ve Ron'un kafasının yırtılması dışında bir sorun yok sanırım:) Ve evet. Sağdaki gazete taa 2005 yılına ait~ Şimdi bakınca fark ettim de birçoğunu kaybetmişim bu kadar kalmış.


Bunlar da zamanında odamın duvarlarını süsleyen dergiler~ En sevdiğim poster sağda gördüğünüzdü tabii ki. Daha birçok posteri var ama hepsini çekemedim:)


Dergilerin röportajlı sayıları en sevdiklerimdi~ Sevdiğim karakterlerin gerçek yaşamına ulaşabildiğim tek araç~


Tabii o zamanlar kime platonik olduğumu da anlamışsınızdır:)


Hayır buna o zamanlar da gülmemiştim😑


Biraz daha dergilerden gidelim. Bunlar da yakın dönem dergiler. Hatta Masa dergisinin Aralık sayısında Harry Potter'ı ele almışlar. Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu röportajı da var daha ne olsun!:) Bir de Harry Potter bardak altlığı hediye ediyorlar:) 


Çerçevedeki de Masa dergisinden çıktı. Evde bulduğum ilk çerçeveye koydum ben de~


Bu bardak da arkadaşımın hediyesi:) Şunun güzelliğine bakar mısınız? Yeni kahve bardağım oldu:) Üzerindeki de Golden Snitch saatli kolye~


Gördüğünüz kanaviçe kitap ayracının tasarımı ve yapımı bana ait~ Harry Potter serisinin son kitabının son cümlesi~


Bunu da blogda yazmıştım. Gülçin'in el emeği doğum günü hediyesi! Hem de doğum günü gecemde posta kutumda bulmuştum düşünebiliyor musunuz? 
Nasıl hazırladığını da Gülçin bloğunda yazmıştı. Merak edenler Tık Tık


Bir zamanlar da  Azkaban Tutsağı'ndan hatırladığımız zaman döndürücü kolyem vardı. Bir tanıdığımın çocuğu çok beğenince ona hediye etmiştim~

Daha kaybettiklerim, göstermeyi unuttuklarım var mı bilmiyorum.
Umarım keyif aldığınız bir yazı olmuştur~
Mutlu Akşamlar! 







1 Aralık 2018 Cumartesi

Kore'den Kargom Vaar~~♡


Merhabaa!
Instagram'da en kısa zamanda yazacağım deyip bir türlü yazamadığım yazımla karşınızdayım:)
Kore'deki arkadaşımın gönderdiği kargoyu sizinle paylaşmak istiyorum~

Kargo beklediğimden çok daha kısa bir sürede geldi. 3 hafta sürdü sürmedi~
Hem de aynı günün sabahı Gülçin'in hazırladığı içi hediye dolu bohçayı ve akşamına da kargoyu alınca çifte mutluluk oldu bana 

Cnblue hayranlığımı bildiği için takvim yollamış canım canım:)) Mektup yazmış bir de~ 


En çok bunu sevdiğini söylemiş, ilk olarak bunu tattım ben de. Hatta fotoğrafını çekmeyi bile unutmuşum ama neyse ki arkadaşa yollamak için bir tane çekmişim:)

İçinde domuz ürünü olanları ayırdım, kalanları yedim~ En beğendiğim de yukardaki cips oldu:))






Bunun içinde de 8 tane küçük küçük paketlerde cips, kuruyemiş tarzı şeyler vardı. 


Soldaki, kahverengi pirinçli yeşil çaymış. Ben yeşil çaylara genel olarak mesafeliyim ama bunu seven arkadaşlarım da oldu sevmeyenler de:) Aroması, kokusu çok farklı.
Sağdaki de amerikano~ Kahveyi de genelde boll sütlü içerim. Buna süt katınca bile sertliğinden içemedim ama kardeşim çok sevdi o bitirdi:) Kahve severlerin seveceği bir tat demek ki~


Arkadaşım Busanlı. Busanla ilgili hep kartpostal vs. yollanıyor, çok klasik. Ben kokulu mum yollamak istedim demiş mektupta~

Tabii ki chopsticks~

Bu minnacık ayakkabıları da kendisi yapmış. Çok mutlu oldum değer verip el emeği bir şey yolladığı için:))

Ve tabii ki olmazsa olmaz Kore kozmetiği:)) 6 tane maske yollamış. Kıyamıyorum bir türlü, 2 tane falan kullandım daha~

Ben de bir kargo hazırlayıp yollayacağım. Şimdiden listeme birçok şey eklendi bile. Aklınıza gelen Türkiye'ye özgü şeyler varsa yorumlarda bana yardımcı olursanız çok sevinirim:)

Mutlu Günler

26 Eylül 2018 Çarşamba

Öneriyorum~ | UPGRADE

Mis gibi bir sonbahar akşamından merhabalar!🍂
Bugün keyfime diyecek yok, sonbahar geldi sonunda tam olarak ♡
Kışçılar olarak aylardır iyi sabrettik:))
Benim günlerim hala çok hareketli geçiyor~ Sizler nasılsınız?

Aslında bir film önerip gideceğim:) Canım ne zamandır sinemaya gitmek çekiyordu. Güzel film çıksa da gitsem diye vizyondakilere bakıp duruyordum. Yine bakınırken gördüm bu filmi ve konusunu okur okumaz arkadaşıma attım hemen gidelim diye. Ama fragmanını izlememiştim. Arkadaşım da "Ooo çok güzelmiş gidelim." deyince izledim fragmanını. Şiddet içerikli filmleri izleyemiyorum malum. (Aslında ben "dövüşlü filmler" diyorum ama arkadaşım çok dalga geçiyor. Olsun yine de dövüşlü film işte sonuçta:) ) Laf ağızdan çıktı bir kere dedim ve filmin konusunu hala merak ettiğim için geri adım atmadım ve gittik:) 
Şiddet sahnelerini ben izlemedim tabii ki😅 Ama benim için bile, şiddet sahneleri bile ilgi çekiciydi. Gözümü kapatmam gereken yerlerde kapatarak izledim:)) 
Süresi çok uzun değildi, konusu da ilgi çekici olunca film aktı gitti:) Sonu şaşırtıcı olan filmleri çok seviyorum. Hiç aklımın ucuna bile gelmeyen ihtimalle bitmeli film. Bu da tam olarak öyleydi:) Eğlenceli de bir filmdi ayrıca~ Yani efendim kısacası, izleyin izlettirin:)

Mutlu akşamlar~♡

20 Eylül 2018 Perşembe

Değişmeyen Tek Şey Değişimin Kendisiymiş~

Efendim bugünlerde bana bir şeyler oluyor. Nedeni nedir bilmiyorum. Yaklaşık 1 senedir çok değiştiğimi hissediyorum. Acaba insan 30una yaklaştıkça mı böyle şeylerle karşılaşıyor?😅
Nerden başlasam?

Mesela evden uzakta 1 gün bile duramayan ben, şimdi şehir şehir gezsem merakındayım. Evden uzaklaşamamamın sebebi güven problemimdi. En başında da özgüven problemim. Ama sanırım artık daha bağımsız olmak istiyorum son zamanlarda.

Korku filminin yanına yaklaşamayan, yaklaşsam bile etkisinden aylarca çıkamayan ve kabuslar gören ben, şimdi korku filmi olsa da izlesem deyip gözümü kırpmadan izliyorum. Tabii doğramalı kesmeli sahneler olmadığı sürece:)) Özellikle de bu değişimime hayret ediyorum. Neyse en azından doyasıya korku filmi izleyebiliyorum artık:)

Aileme aşırı bağlı bir insanım ve kardeşimi üniversiteye yolladığımda nasıl kendime geleceğimi düşünür dururdum. Evet çok üzüldüm, içten içe kendimi yedim ama kendimden beklemediğim bir performansla daha olgun karşıladım bu durumu:) Bu da kendimi hayretle izlediğim bir davranışımdır:))

İtiraf ediyorum iş başvurusu olsun, çalışmak olsun beni aşırı geren şeylerdir. Hem de o kadar gerilirim ki sabahlara kadar uyuyamam, ya başvurduğum yerden ararlarsa diye başvurduğum günden itibaren sürekli iç sıkıntısıyla gezerim. Bugün iş başvurusuna gittim ama şu an aklıma takılan bir durum yok ve inanın bu çok şaşırtıcı bir durum:)) İçim rahat ve en azından günlük yaşantıma devam ediyorum😅

Hala iğne korkuma bir güncelleme gelmedi, sabırsızlıkla o korkumun da geçmesini bekliyorum😅 Acaba daha unuttuğum kaç değişimim vardır? Ama en dikkat ettiklerim bunlardı. 
Sizin de böyle gözle görünür, ani değişimleriniz oluyor mu? 

18 Eylül 2018 Salı

Haydi Yoruma Bir Tavsiye Bırakın~


Bir şeylere başlayıp devam edememe hastalığım var benim. Bazen düşünüyorum da çalışmayı bırakmayıp nasıl kazanmışım üniversiteyi. Şimdi kendime bir hedef koyduğum zaman 2 gün onun için çalışıp 3. gün sıkılıyorum. Beni itecek bir şeyler olması lazım her zaman. Kurs, okul gibi. 

Koreceye başladığımda kurslarla devam ettim hep mesela. Ama artık kursları bırakmak durumunda kaldım ve kendim çalışmadım bir türlü.
Dün Kore'deki arkadaşımla görüntülü konuştuğumuzda fark ettim ne kadar gerilediğini Korecemin. Bildiğim kelimeleri unutmuşum hep. Kolayca anlatabileceğim şeyleri birçok cümle kurarak anlatabiliyorum. Dün konuşurken yeni öğrendiğim kelimeleri yazdım bir kağıda ve yatağımın yanına astım. Evet o kelimeleri şu an biliyorum ama kızı da her gün her gün arayamam ki kelime öğrenmek için. Her gün azar azar kelime ezberleyim desem öyle de ezberleyemiyorum, çünkü akılda kalmıyor konuşma içinde geçmedikçe. 
Korece blog hesabı açmayı düşündüm. Ordan yazdıkça geliştiririm belki diye ama onu da yapamadım. Üşendim sanırım, çok vaktimi alıyor çünkü.
Korecem İngilizcem gibi olmayacak, bir yerde tıkanmayacak diye çok uğraştım ama yine tıkandım. Kitaplar aldım okumak için. Türkçe'den Korece'ye çevrilmiş kitaplar. Onları okumaya başlayacağım. Kelime ezberletir mi bilemiyorum ama bakalım. Sıradan günlük konuşmadan ileriye gidememek canımı sıkmaya başladı artık. 

Bu sıralar kafam buna çok takılıyor neden ilerletemiyorum, ne yapmam lazım diye.
Aslında tavsiye almak için yazdım bu yazıyı~
Tecrübelerinizden faydalanmak isterim. Dil öğrenirken uyguladığınız metotları benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum~♡ 



Hasır Çanta Yapımı~

Merhabalar!
Hiç telefondan yazmamıştım blog. Bakalım nasıl olacak~ İstanbul yolundayız, bu sırada boş durmayım dedim tabii ki~
Ne zamandır sizlerle paylaşmak istediğim bir şey vardı. Malum hasır çantalar moda bu sıralar. Ama parası da cep yakıyor maalesef. İnternette denk geldim hasır çanta yapımlarına. Hem maliyeti az hem de çok şık oluyorlar bence~

Malzemeler
Hasır halat ya da kordon halat ip (20 metreden 2 çanta çıkıyor. Boyutuna göre değişir tabii)
Keçe (Herhangi bir kumaş da olabilir)
Sıcak silikon
♡ Düğme (tercihe göre)

Yapılışı
Keçenin ya da kumaşın üzerine ipinizi daire olacak şekilde yapıştırmaya başlayın. Ben kumaşı kesmeden yaptım. Büyüklüğüne yaptıkça karar veririm diye.
Tabii ufak tefek kazalar olabiliyor dikkat edin~

İstediğim büyüklüğe gelince de kumaşı kestim çevresinden. 25 cm kadar oldu benim çantam. Aynı boyuttan bir tane daha yaptım ve tabanını yapmaya geçtim.
Tabanın genişliğine de yaparken karar vereceğim için kumaşı kesmeden başladım. İstediğim genişliğe gelince kestim.


Tabanını yapıştırma kısmı biraz zorluyor sadece~ 
Fotoğrafını çekmeyi unutmuşum maalesef:( Ama cep yapmak isterseniz karşı dairesini yapıştırmadan önce, kumaşı kesip yine silikonla içine yapıştırabilirsiniz~
Hasır çanta için kendi ipinden askı yaptım ama diğerine evde olan bir askı kullandım. Güzel oldu bence:) 

İşte bu kadar. Bir günde bitirebileceğiniz çok tatlı bir çanta elde ediyorsunuz:)

Mutlu akşamlar 

Not: İstanbul yolunda başlayıp Ankara'da bitirdiğim bir yazı oldu:))