5 Ekim 2021 Salı

Bunlar Son Sıcak Günlerimiz / O Zaman Piknik Yapmalı!

Merhaba!

Pandemik düğün sürecimi anlatırken araya başka bir yazı sıkıştıracağım:) İçimden yazmaklar geliyor bu sıralar lütfen bu istek bitmesinn. 

Neyse, Ankara'da son ılıman günleri yaşıyoruz bu sıralar. Biz de her fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz tabii. Geçtiğimiz haftayı Fatih de ben de hastalıkla geçirdik. Gerçekten bir rahatlamaya ihtiyacımız vardı. Hafta sonu da hava güzel olunca Mavi Göl'e kahvaltıya gittik. Gölün kenarında bank bulunca da kurulduk hemen. Salaş, alelacele hazırlanmış, direkt doğaya ve rahatlamaya odaklandığımız bir kahvaltı. Hemem karşımızda özenerek, çook tatlı bir masa hazırlıyorlardı. Pötikareli masa örtüsü ve sade birkaç kahvaltılıkla hazırlanan hoş piknik sofralarını çok seviyorum. Ama o gün aldıklarıma bile dikkat etmeden fıtı fıtı hazırladım her şeyi:)

Bu da anneme göndermek için çektiğim fotoğraf:)


Güneş bulutların arkasında kaldıkça üşüten, bulutların arkasından çıkınca tatlı tatlı ısıtan bir hava olur ya. Hah işte öyle bir ortamda kahvaltımızı yaptıktan sonra sandalyelerimizi alıp yürüyüşe çıktık. Güzel bir yer bulunca oturur kahvemizi içeriz dedik.
Birkaç yürüyüş manzarası

Bu fotoğrafın tek sebebi gökyüzünün suya yansıması

Bir süre yürüdük, yürüdük, sonbahar güneşinin tadını çıkardık. Bu havaları değerlendirmediğim zaman çok şey kaçırmışım gibi hissediyorum. Kışa kadar vaktim var hadi bakalım:)

Burası da kahve köşemiz:)

Burda otururken arkamızdan sesler duyduk. Bir kadın eşi ya da sevgilisine "Beni seviyorsan burdan karşıya yürüyerek geçersin" dedi. Bir baktık adam önümüzde bitti, ayakkabılarıyla öylece suya girdi (O soğukta!) biraz yürüdü. Arkadaşlarının gel gel diye seslenmesiyle çıktı. Yani ne diyebilirim ki? Ben de bu olaydan sonra geyik yapmak için Fatih'e hadi benim için karşıya geç yürüyerek dedim. Hiç geçemem kusura bakma dedi. İşte verilmesi gereken cevap bu arkadaşlar.

*KAMU SPOTU*
Sevdiceklerinizden böyle saçma sapan taleplerde bulunmayın.
*KAMU SPOTU* 


Biraz bulmaca, biraz kahve, sohbet derken öğleden sonra eve döndük. "Vakitlice gidip vakitlice döndük" olarak tanımlıyoruz biz bu durumu:) Hem güne ferah bir başlangıç yapıp dinlendik hem de günün geri kalanında diğer işlerimizi yapmaya vakit kaldı. Verimli bir gün👌

Güzel bir sonbahar günü anısı bıraktım. Burada anı biriktirmeyi özlemişim

2 Ekim 2021 Cumartesi

Nişan masası fikirleri | Nişan hazırlıklarım♡


Merhaba!

Nasılsınız? Ben evin en güneş alan köşesine geçtim, kahvemi de aldım yazmaya başladım:) Sonbahar güneşini öyle çok seviyorum ki.

Önceki yazımda söylediğim gibi, evlilik sürecimden bahsedeceğim seriyi yazmaya başlıyorum~ Önce nişan hazırlıklarımdan, neler yaşadığımdan bahsetmek istiyorum.

Şubat ayında aileler tanıştıktan sonra biz zaten nişan hazırlıklarına yavaş yavaş başlamıştık. 12 Nisan'da nişan yapacaktık. Mart ayında virüs Türkiye'de de artmaya ve bizler evlere kapanmaya başlayınca tabii ki her şey iptal oldu. O dönem benim için çok zor ve stresliydi. Evden çıkmadığım ve sürekli bir şeyler yediğim halde o kadar zayıflamıştım ki. E korkudan Fatihle de neredeyse 2 ay görüşmemiştik. 

Yaz gelince biz artık daha fazla ertelemek istemedik ve Temmuz ayında nişanı yapmaya karar verdik. Pandemi olmadan önce de hep hayalimde nişanımı evde, kendi hazırladığım dekor ve hediyeliklerle yapmak vardı. Pandemi o yönden bir şey değiştirmedi benim açımdan. Ama maalesef sevdiğim birçok insanı davet edemedim. Aileler arasında gibi oldu yani:) Olsun, o dönem onu yapabilmek bile benim için büyük bir adımdı. 

Haziran ayında başladım hazırlanmaya.  Önce hediyeliklerden başlayalım~

Makrome anahtarlıklar yaptım. Yapımı da çok keyifliydi. Zaten daha sonra makromeyi elimden bırakamaz oldum


Kartı arkadaşım hazırladı ve çıktı aldı. Annemle ben de çiçeği ve anahtarlığı taktık. İşte hazır!

Fonu ve masayı hazırlamaya başlayabiliriz~

Parlak fon kartonunu istediğim boyutta yuvarlak şeklinde kestim.
 

İnce bir ipe silikonla bu şekilde yapıştırdım. (Fotoğrafları hazırladığım videodan çektim)

Perde led ve hazırladığım süsü duvara bu şekilde yapıştırdım.

Üstte görünen kısmı da böyle tül ve çiçeklerle kapattım.


Sağ köşeyi de fotoğraf köşesi yaptım.

Evet fon dekorumuzu bitirdik. Sıra masada. Masaya evde bulunan krem rengi bir örtü serdim. Aslında el işi için aldığımız duck kumaştı. O gün için sade bir örtü oldu:) Üzerine de jüt kumaşı runner gibi kesip serdim.

Üzerine ledler doladım~


Avşar soda şişelerini bu şekilde süsleyerek kullandım. Bazısına jüt ip sardım, bazısını da fisto ile süsledim. Bir kütük ve üzerine mumlar, çiçekler. Oldu bitti!  Fark ettiğiniz gibi her yerde bol bol cipso çiçeği kullandım. Çok zarif duruyor.


Hediyelikleri bu şekilde tepsiye dizip masanın bir köşesine koydum.


Diğer köşeye de annemin el emeği nişan tepsim


Yüzüklerimiz papatyaların üzerine


Nişan pastamı pastacıya fotoğraf göndererek yaptırdım. Ama pasta geldiğinde asla burda göründüğü kadar zarif değildi. Evdeki çiçeklerle bu görüntüyü kazandı. Pastanın bana geldiği halini görmeye hazır mısınız? 



Evet pasta geldiğinde böyleydi. Neye uğradığımı şaşırmıştım ama neyse ki halloldu😅


Bilgisayardan çıktı alıp çubuklara yapıştırarak bu kartları hazırladık.


Sonuç böyleydi~


Masaya da bir açık büfe~

Gülçin bu küçük çıktılardan almış bir de. Kürdana yapıştırır kullanırsın dedi. Ben de hindistan cevizli çikolata topları, havuçlu toplar yaptım ve bunları kullandım.


Bu da Gülçin'in sürprizi. Çok beğendim masada kullandım~  Fotoğrafları videodan çektiğim için masanın tam bir fotoğrafı yok maalesef.


Nişan çiçeğimi de 10 gün kadar beklettikten sonra böyle kavanoza koydum. Ömür boyu saklamalık


Bu kadar! Umarım unuttuğum, atladığım bi şey olmamıştır. Sormak istediğiniz bir şey olursa tabii ki sorabilirsiniz~

Şu an geriye dönüp baktığımda, pandemi sebebiyle çok stresli dönemler geçirmiş olsam da, aklımda hep tatlı ve güzel anıların kaldığını fark ediyorum. İyi ki Her şeye rağmen içime sinen, tam benlik bir nişan oldu.

Nişan hazırlıklarımı ve nişanımı ölümsüzleştirdiğim bir de youtube videom var. İzlemek isterseniz hemen aşağıda~

20 Eylül 2021 Pazartesi

Ben geldim! Anlatacaklarım var♡

 Merhaba!

Bir gelip bir gidiyorum. Buraları bırakamıyorum, bırakmak istemiyorum. Ama klavye başına oturmam da zaman alıyor. Neyi nasıl anlatacağımı kafamda toparlamakta güçlük çektiğim günler yaşadım. Şimdi biraz daha sakinledik neyse ki.  Anlatacak öyle çok şey birikti ki. Nerden başlasam? Hepsini bir yazıda mı anlatsam yoksa farklı farklı başlıklarda mı anlatsam? Sanırım farklı başlıklar açacağım:) 

Görüşmeyeli evlendim~ Nişan ve 2 düğün sığdırdım 1 seneye. Tabii pandemi olmadan önceki zamanlar gibi bir hafta bir şehirde, sonraki hafta diğer şehirde şeklinde olmadı düğünlerim. 2020'de bir şehirde 2021'de diğer şehirde şeklinde oldu:') Bu durum, kafamdaki planlamalar, albüm çekimi vs. eklenince, sanki yıllardır düğün yapıyormuşum gibi hissetmeme sebep oldu. O yüzden hala biraz yorgun hissediyorum:) Pandeminin stresi de cabası. 

Neyse, böyle bir sene geçirdim. Nişanımı, düğünlerimi, nasıl hazırlandığımı, her şeyi anlattığım yazılar yazmak istiyorum. Hem sizinle paylaşmak bana iyi gelecek, hem de hatıra kalacak:)

Hala buralarda mısınız? Öyleyse ses verin

Tekrar görüşmek üzere~


14 Mayıs 2020 Perşembe

Karantinada Neler Yapıyorsunuz?

Merhaba
Bugünlerde hepimiz her şey normalmiş gibi davranmaya çalışarak, bir nevi beynimizi kandırmaya çalışarak geçiriyoruz günlerimizi. Bazıları karantina süreci başlar başlamaz sanki her yıl bir pandemi geçiriyormuşuz gibi olaya adapte oldular. Psikolojilerine hayran kaldım açıkçası. Benim adaptasyon sürecim biraz zaman aldı çünkü. 

Çok yakın bir zamanda nişanım olacaktı ve birden bu olayın şokuyla neye uğradığımı şaşırdım. İptal ettik haliyle. Düğünümün ne olacağı da belli değil. Neyse. Tüm bunları bir kenara bıraktım. Sevdiklerimizin ve tüm dünyanın sağlığının ciddi derecede tehlikede olduğu bir dönemde hemen "Neyse evde yapacak çok şey var hemen onları yapayım" moduna giremedim. Evde zaman geçirmeyi çok çok seven biri olduğum halde. Nerdeyse 1 aya yakın hiçbir şey yapmadım. İçimden gelmedi. Dua edip ağladım sadece. Sürekli ağladım. Abartmıyorum sürekli ağladım.. Her insanın bir şeyleri kabullenme süreci farklı. Benim adaptasyon sürecim de böyleymiş demek ki. Hala nasıl bir olayın içinde olduğumuzu beynim algılamakta güçlük çekse de bir şekilde alıştım ister istemez. Allah yardımcımız olsun. Özellikle sağlık çalışanlarının yardımcısı olsun. Gerçekten büyük bir sınavdan geçiyoruz.

Tabii yeni hobiler edindim bu dönemde. Uzuun zamandır düşündüğüm ama yapmaya vakit bulamadığım (ya da üşendiğim mi desem?) bir şeyi yapmaya karar verdim. Youtube videosu çekmek!♡ Evet ne zamandır sessiz vlogları izlemekten büyük keyif alıyordum. Videoyu çekmek, düzenlemek de en az izlemek kadar keyifli geldi bana :) Eğer ilginizi çekerse kanalıma Tık Tık~ Destek olursanız çook çok sevinirim♡ 




Uzun zamandır odama pek bir şey yapmıyordum. Ama gözüme batan birkaç yer vardı. Raflarımdaki kitaplar odamı çok kalabalık gösteriyordu. Onların yerine dekoratif birkaç şey koymaya karar verdim:)
Canım kitaplarım, çok güvenli yerdesiniz merak etmeyin :))




Çok daha ferah ve güzel oldu değil mi?:)


Bu sene ramazan boyunca her gün, Bekir Develi'nin Youtube kanalında Muhammet Emin Yıldırımla birlikte Herkes İçin Siyer dersi o kadar güzel düşünülmüş ki. 1 saat sürüyor ve anlatım o kadar akıcı ki vaktin nasıl geçtiğini anlamıyoruz bile. Her gün canlı yayından sonra video Youtube kanalına yükleniyor. Bazen not almadan sadece dinliyorum ama not alamadığım yerleri tekrar dinleyip not alacağım inşallah. 


Ve evlilik hazırlıkları. Olan eşyalarımı kontrol ediyorum, eksiklerimi çıkarıyorum ve şimdilik sadece internetten alabileceklerimi alıyorum. Dışarı çıkabildiğimizde tamamlayacağım diğerlerini inşallah.



Siz bugünlerde neler yapıyorsunuz?~

Blog yazmayı öyle özlemişim ki~ Yazınca sanki ilk yazmaya başladığım heyecanlı günlerime döndüm~♡ 

İnşallah tekrar görüşeceğiz~
Mutlu akşamlar




17 Mart 2020 Salı

#evdekal

Merhaba~
Biraz sıkıntılı dönemlerden geçiyoruz maalesef. Umarım en kısa zamanda atlatırız. 
Madem bir süre evdeyiz, ben de bir soluklanayım ve uzun zamandır bıraktığım bloguma döneyim dedim. 

Aslında kısacık bir iç dökme yazısı olacak bu.

Ocağın sonunda işe girdim. Ama pek bana göre bir iş değildi. Kısa sürede çıkmaya karar verdim. Geçen hafta istifamı verdim. Aklımda Nisan ayındaki nişanıma rahat rahat hazırlanmak vardı. Hediyeliklerimi, nişan masamı kendim hazırlayacaktım. Bazı siparişlerimi verdim. Neler yapacağıma karar verdim. Bir yandan da yüzükleri seçiyorduk. En sonunda yüzüklere de karar verdik, bu hafta içi onu da halledecektik. Hafta sonu da nişan alışverişimizi yapacaktık. 

İşte bizim planımızla Allah'ın planı birbirine uymuyormuş cidden. Şimdilik her şeyi erteledik. Tek isteğim hayırlısıyla, sağlıkla bu süreci atlatmak.

Umarım olabildiğince az vaka sayısıyla ve en kısa sürede atlatırız bugünleri.

Bu arada, dışarı çıkmaya mecbur değilsen #evdekal!

26 Aralık 2018 Çarşamba

Karlar Düşer~~♡

Merhaba!♡
Dışarda ne güzel kar yağıyor! ⛄
Gündüz yağdığında bu kadar tutacağını düşünmemiştik aslında. Sulu yağıyordu, ama akşam bir baktım! Allah'ım çok mutluyum. Geçen sene kar göremeyen kış severler olarak çok mutsuzduk:))

Dikiş dikmeyi öğrenmeye karar verdim. Gündüz oturmuş onunla uğraşıyordum. Bir de baktım lapa lapa kar yağıyor~


Saat 23:30 gibi dayanamadım ben dışarı çıkıyorum deyip kendi kendime karla eğlenmeye koyuldum~ Tek başınaydım ama olsun:) Yine de eğlendim!








Aklıma çocukluğum geldi. Ne zaman böyle kar yağsa aklıma çocukluğum gelir. Özellikle de doğum günüm. Hafta sonu, dışarda lapa lapa kar yağıyor. Kar neredeyse dizimize kadar. Okulun kursundan eve dönüyorum, annem arkadaşlarımı toplamış doğum günümü kutluyoruz:) Eskiden Kasım'da da kar yağardı. Hem de nasıl yağardı. Şimdi Aralık'ta Ocak'ta yağınca şükrediyoruz:) Neyse, geçmişe takılırsam çıkamam ben şimdi:)

Eve gelip kendime süt ısıttım. Şimdi onu içip içimi ısıtırken de mutluluğumu sizinle paylaşmak istedim:)
Mutlu geceler!~♡

Bu arada, her kar yağdığında aklıma gelen, kışa çok yakıştırdığım bir şarkıyı da buraya bırakıyorum~♡